anasayfa anasayfa anasayfa anasayfa anasayfa  
• Teknoloji ve Girişimcilik Programı Basın Toplantısı Konuşması
Saygıdeğer Konuklar,
 
Bakanlığımızın da ortağı olduğu, bir süreden beri hazırlık çalışmaları devam eden Teknoloji ve Girişimcilik Projesinin Basın Toplantısına hoş geldiniz diyor hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Saygıdeğer Konuklar,
 
Gelişen ve değişen dünyada, teknoloji, ülkelerin rekabet gücünü artırmaları için önemli bir araçtır. Ülkeler bilgiyi ürettiği ve çeşitli alanlarda etkin biçimde kullanabildiği nispette ekonomik değer yaratabilmekte, rekabet gücü kazanmaktadır. Ülkemiz bilgi toplumuna dönüşüm adını verdiğimiz bu süreci dünyadaki gelişmelere paralel olarak yaklaşık 20 yıldır izlemekte, bu sürece ayak uydurmaya çalışmaktadır. Farklı kurumların çatısı altında, çoğu zaman birbirinden bağımsız yürütülen e-dönüşüm çalışmalarında 2003 yılından itibaren daha kapsayıcı ve çok yönlü olmaya özen gösterilerek, koordinasyon görevi e-Dönüşüm Türkiye Projesi adı altında Kalkınma Bakanlığına verilmiştir. 

Proje kapsamında hazırlanan ve bilgi toplumu olmak için ülkemizin yol haritasını ortaya koyan Bilgi Toplumu Stratejimizde Türkiye’nin bilgi toplumu vizyonu; “Bilim ve teknoloji üretiminde odak noktası haline gelmiş, bilgi ve teknolojiyi etkin bir araç olarak kullanan, bilgiye dayalı karar alma süreçleriyle daha fazla değer üreten, küresel rekabette başarılı ve refah düzeyi yüksek bir ülke olmak” şeklinde tanımlanmıştır.

Stratejimiz, ülkemizin genç ve dinamik nüfus yapısını bilgi toplumuna dönüşümde en büyük şans olarak ortaya koymuş ve bu nedenle de öğrenci, çalışan ve işsizleri bu dönüşümün öncelikli kesimleri olarak belirlemiştir. Hâlihazırda söz konusu teknolojileri daha yoğun olarak kullanan bu kesimler teknoloji kullanımını hem kendileri için hem de ülkemiz için bir fırsata dönüştürme kabiliyetine sahiptir.

2013-2020 yıllarını kapsaması planlanan ve bilgi toplumuna dönüşüme ilişkin ülkemizin önümüzdeki dönemde uygulayacağı politika, strateji ve uygulamaların belirlenmesi amacıyla Bakanlığımız Bilgi Toplumu Dairesi tarafından hazırlanmakta olan yeni Bilgi Toplumu Stratejisine ilişkin çalışmalar ise devam etmektedir. Yeni stratejinin  “büyüme ve istihdam odaklı” olması planlanmaktadır.  

Görüldüğü üzere, bu bağlamda ele alındığında, Bakanlığımız, Intel, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı ile Habitat Kalkınma ve Yönetişim Derneği tarafından yürütülen Teknoloji ve Girişimcilik Programının, Bilgi Toplumu Stratejisinde belirlenen itici gücün oluşturulmasına doğrudan hizmet edeceği açıkça görülmektedir. 

Değerli Basın Mensupları,
 
Saygıdeğer Konuklar,

Bilgi toplumuna dönüşüm aslında toplumsal bir dönüşümü ifade etmektedir. Vatandaşlar, işletmeler ve kamu kurumları olarak tanımlanan farklı kesimlerde eşgüdümlü olarak hayata geçirilecek faaliyetlerle sağlanacak bu dönüşüm sürecinde herkese görev düşmekte, öncelikle de bu dönüşümü herkesin benimsemesi gerekmektedir. Nitekim, iş ve yaşam şekillerimizi değiştiren bu yeni olgu birçok fırsatı ve zorluğu beraberinde getirmektedir. Teknolojinin baş döndürücü bir hızla geliştiği bu ortamda; ekonomilerde mevcut üretim, tüketim, birikim ve bölüşüm süreçleri dönüşmekte; yeni ürün ve hizmetlerin payı ve etkisi artmakta; iş dünyasının rekabet gücü açısından bu teknolojilere sahip olma ve bu teknolojileri etkin biçimde kullanabilme yeteneği daha belirgin hale gelmekte; iş modelleri ve işgücü piyasası değişime uğramaktadır. Aynı şekilde, bu değişim ülke ekonomileri arasındaki rekabete de önemli oranda etki etmektedir. Teknolojiyi ve bilgiyi etkin kullanan ülkeler uluslararası rekabet avantajı kazanmaktadır. Küresel rekabet koşullarında bu araçtan etkin olarak yararlanamayan ülkeler ise yarışın dışında kalma tehdidiyle karşı karşıya kalmaktadır. Ticari ve ekonomik hayatı derinlemesine etkileyen teknoloji tabanlı paradigma değişiklikleri “teknolojinin etkin kullanım”ını da gerekli hale getirmektedir.

Teknolojik değişim yeni fırsat alanlarının önünü de açmaktadır. Örneğin, birkaç üniversite öğrencisinin kurduğu bir internet sitesinin 6-7 yıllık bir süre zarfında 100 milyar ABD Doları ciro büyüklüğüne ulaşması, iki bilgisayar mühendisinin doktora tezi olarak sundukları bir arama motoru algoritmasının bugün dünyanın en karlı birkaç şirketinden birini içinden çıkarması ekonomik başarının artık, çok da büyük yatırımlar gerektirmeyebileceğini göstermektedir. İyi tasarlanmış ve toplumun ihtiyacına cevap verebilecek fikirler, internet vb. teknolojik araçlar sayesinde düşük maliyetlerde uygulama imkânı bularak başarı hikâyelerine dönüşebilmektedir.

Tam da burada iki husus ön plana çıkmaktadır. Birisi teknolojiyi sadece kullanan değil aynı zamanda üreten veya dönüştüren olabilmek, diğeri ise üretilen bu teknolojileri ekonomik ve sosyal faydaya dönüştürebilmektir.       

Bu saydıklarımdan ilki, yetişmiş insan kaynağı gerektirmektedir. Özellikle son on yılda eğitime yapılan yatırım, açılan yeni üniversiteler ve eğitimde nicelikten ziyade niteliğe verilen önem bu insan kaynağının gelişmesine katkı sağlamıştır. Hükumet olarak, Cumhuriyet tarihimizin belki de en büyük eğitim yatırımı olan ve ilk ve ortaöğretim öğrencilerine tablet bilgisayar dağıtılmasını ve eğitimin bilgi toplumu gereklerine göre yeniden yapılandırılmasını içeren FATİH Projesi’nin bu çıtayı daha da yükselteceğini beklemekteyiz. 

İkinci ve daha önemli gördüğüm husus olan teknolojiyi ekonomik ve sosyal faydaya dönüştürebilme yetisi ise girişimcilik ruhu ve disiplini gerektirmektedir. Girişimcilik maalesef toplumumuzda hala yeterince desteklenmemektedir. Örneğin, çocuklarını evlendiren ailelerin ilk sordukları sorulardan birisi hala karşı tarafın “sabit bir işi ve maaşı”nın olup olmadığıdır. Bu örnekten hareketle, girişimciliğin ve girişimcilerin toplumca yeterince desteklenmediği açıktır. Bu durum, girişimci olmaya en müsait olan yeni üniversite mezunlarını kamu ve özel sektörde “iş garantisi” olan işlere ve mesleklere yönlendirmekte bu da kalifiye insanların girişimci olmamasına ve ülkemiz adına önemli bir kaynak israfına neden olmaktadır. 

Bu konudaki başka bir sorun alanı ise, girişimcilik disiplininin ve girişimcilik için uygun ortamın yeterli düzeyde olmayışıdır. Teşvik programlarına ilişkin bilgi ve farkındalık eksikliği, risk sermayesi eksikliği, kadın girişimcilerin önünde sosyo-kültürel engeller, finansmana erişim zorlukları ile girişimcilik eğitimleri bu engeller arasında sayılabilir. Girişimcilik önündeki engellerin bertaraf edilmesi özel sektör ve kamu arasında uzun vadeli ve etkin bir işbirliğini gerektirse de Intel öncülüğünde gerçekleştirilen bu Programın, özellikle girişimcilik eğitimi konusundaki ihtiyaca bir nebze de olsa cevap verebileceği kanısındayım. 

Saygıdeğer Konuklar,
 
Ekonomik ve sosyal kalkınma çok taraflı işbirliklerini ve ortaklıkları zorunlu kılmakta, kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları gibi aktörlerin ortak çabasını gerektirmektedir. Kamu olarak bu tür işbirliklerini desteklemek ve maddi kaynak sağlamak konusunda çalışmalarımız bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da devam edecektir. Özellikle, bireylerin istihdama dahil edilmesi ve nitelikli iş gücünün yaratılmasına hizmet edecek projeler bizim için her zaman öncelikli olacaktır.
 
Kamu, özel sektör ve sivil toplum işbirliğinin güzel bir örneği olan, Habitat Kalkınma ve Yönetişim Derneği tarafından yürütülen, Teknoloji ve Girişimcilik Programının başarısına güvenimiz tamdır. Program ortaklarına ve emeği geçenlere, özellikle de ülkemizin dört bir yanında bu eğitimleri vermek için değeri ölçülemeyecek çabalar sarf eden gönüllülerimiz ile gençlik meclislerimize teşekkür etmek istiyorum.

Teknoloji ve Girişimcilik Programının amaçlarımız doğrultusunda gelişmesini ve yeni başarılara imza atmasını diliyor, sizleri saygıyla selamlıyorum.
 
 
 
 
 
 
    Her Hakkı Saklıdır