anasayfa anasayfa anasayfa anasayfa anasayfa  
• Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu İstanbul Konuşması
Değerli Bölgesel Direktör, Değerli Temsilciler, Seçkin Katılımcılar,
 
Konuşmamın başında bu toplantıda size hitap etmekten duyduğum memnuniyeti belirtmek isterim. Bu seçkin etkinliği düzenleyen başta Sayın Thea Fierens olmak üzere tüm personeline teşekkür ederim. Kültürel ve tarihi mirasıyla eşsiz, Osmanlı ve Bizans İmparatorluklarına yıllarca başkentlik yapmış ve son zamanlarda bir ticaret ve finans merkezine dönüşen İstanbul’da iyi vakit geçirmenizi dilerim.
 
Nüfus ve kalkınma son derece ilintili konular olup birlikte ele alınmaları gerekmektedir. Cinsiyet eşitliği, üreme sağlığı ve aile planlaması, göç, dezavantajlı nüfus gruplarının (genç, kadın ve özürlü gibi) desteklenmesi ve yaşlılık gibi konular hem nüfus hem de kalkınma alanlarında çalışan uzmanların birlikte ve iş birliği içerisinde çalışmasını gerektirmektedir. Ayrıca, bu konular ülkelerin tek başlarına çözmede yetersiz kaldıkları ve uluslar arası iş birliği gerektiren konulardır.
 
Doğu Avrupa ve Orta Asya bölgesi, nüfus ile ilgili çeşitli sorunların bulunduğu bir bölgedir. Bu bölgede ülkelerin çoğu son on yılda politik, ekonomik ve sosyal değişimler geçirmiştir. Yaşlanma ve nüfusun azalması bölge ülkelerinde yaygın olan bir sorundur. AIDS hastalığının yayılma hızının dünyada en fazla olduğu bu bölgede aynı zamanda bu hastalığın gençler arasında yayılma hızı da yüksektir. Göç, özellikle insan ticareti önemli bir sorun alanıdır. Üreme ve anne sağlığında, bölgenin bazı alt bölgeleri için ciddi sıkıntılar bulunmaktadır. Bu alanlarda etkili politikaların uygulanabilmesi için veri toplama, araştırma ve savunuculuk hizmetlerine önem verilmelidir.
 
UNFPA Doğu Avrupa ve Orta Asya bölgesel ofisinin İstanbul’da gerçekleştireceği ilk yıllık toplantı olması açısından bu toplantı hükümetimiz tarafından da önemli görülmektedir. Bu noktada Türkiye’deki gelişmeler hakkında birtakım bilgiler vermek isterim.
 
Türkiye’nin nüfusu 2011 yılının sonunda 75 milyona ulaşmıştır. Ülkemiz nüfusunun yapısında önemli değişimler yaşanmaktadır. Doğurganlık hızı son yirmi yılda kadın başına 2,7 doğumdan, 2,1 doğuma inmiştir. Bebek ölüm hızları 1990’ların başlarında 1000 canlı doğumda 43 iken 2010 yılında 1000 canlı doğumda 10,1’e düşmüştür. Genç nüfusun toplam nüfus içindeki payı azalmakta, çalışma çağı nüfusunun payı artmaktadır. Projeksiyonlara göre önümüzdeki yıllarda ülkemiz yaşlanma sorunu ile karşılaşacaktır.
 
Yaşlanma sorununun yaklaşmakta olduğunu gören Başbakanımız, Sayın Recep Tayyip Erdoğan genç çiftlere 3 çocuk tavsiye etmekte ve katıldığı her evlilik seremonisinde bunun sözünü almaktadır. Sizin ne yaptığınızı bilmiyorum ama eşim ve ben şimdiden 3 çocukla üzerimize düşen görevi yaptık ve artık daha fazla torun sahibi olmayı bekliyoruz.
 
Ülkemiz, Binyıl Kalkınma Hedeflerine ulaşmada önemli mesafeler almıştır. Anne ve çocuk sağlığı alanlarında son on yılda önemli ilerlemeler sağlanmıştır. Bununla birlikte coğrafi, sosyal ve cinsiyetten kaynaklanan eşitsizliklerin azaltılmasında daha fazla gayret gösterilmesine ihtiyaç bulunmaktadır.
 
Daha iyi sonuçlara ulaşabilmek için son zamanlarda önemli hukuki ve kurumsal düzenlemeler yapmaktayız. 2010 yılında yapılan anayasa değişikliği ile kadın, fakir ve yaşlı gibi dezavantajlı gruplara pozitif ayrımcılık yapılmasına imkân verilmiştir. Bu politikaların oluşturulması ve uygulanması için 2011 yılında yeni bir bakanlık olarak, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı kurulmuştur. Siyasi partiler, teşkilatlarındaki kadın, genç ve özürlüler için kontenjanlarını artırmaktadır. Bunun sonucunda daha önceki seçimlerde 24 ve 48 olan kadın milletvekili sayısı 2011 seçimlerinde 78’e ulaşmıştır.
 
Genç nüfus yapısı, büyüyen ekonomisi ve siyasi istikrarı ile Türkiye, bölgesel ve küresel sorunların çözümünde iş birliğine daha açık hale gelmektedir. UNFPA Doğu Avrupa ve Orta Asya bölgesel ofisinin bölgemizdeki ülkelerden birine taşınacağı açıklandığında Türkiye, İstanbul’u aday şehir olarak göstermiş, bölgesel ofisin İstanbul’a gelmesi için çeşitli imkanlar sağlamış, ofis binasını ve yenileme masraflarını karşılamıştır. İstanbul’da kurulan UNFPA bölgesel ofisinin tüm bölge ülkeleri için faydalı olacağına inanıyorum.
 
Sözlerimi tamamlamadan önce UNFPA programlarına desteğimizi sürdüreceğimizi ve daha fazla iş birliğine hazır olduğumuzu vurgulamak isterim. Teşekkürler.
 
 
 
 
 
 
    Her Hakkı Saklıdır